Zeytinyağının Faydaları Nelerdir – Mucizevi Bir Şifalı Bitki

Zeytinyağının faydaları bu seferki konumuz. Zeytinin saymakla bitmeyecek bir çok sorunun çözümü olan şifalı bir bitki olduğunu biliyor muydunuz? Hatta 300-400 yıl ömrü olduğu için “ölümsüz ağaç” olarak da bilinmektedir. Zeytinyağının faydaları da bu seferki konumuz. O denli şifalı bir bitki ki kutsal kitabımız Kur-an’ı Kerim’de ismi geçen az sayıdaki meyveden birisidir. İlaç sanayisinden kozmetik sektörüne kadar bir çok alanda kullanılmaktadır. Gel gelelim zeytinyağının inanılmaz faydaları konusuna:

Okumaya devam et Zeytinyağının Faydaları Nelerdir – Mucizevi Bir Şifalı Bitki

Arama Terimleri: purostata zeytin yaglnln faydaları, zeytinyağı ve vücut ateşi

Zayıflamak için En Kaliteli ve Detaylı Rehberlerden (DEV İÇERİK)

Zayıflamak hakkında DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARI burada yıkıyoruz! Zayıflamak isteyen kıymetli arkadaşlarımızı buraya alalım. Zayıflamak için ne yapmam lazım mı diyorsunuz yoksa? Bu yazımızda sizler için “zayıflamanın yolları”nı derledik. Çeşitli sayfalardaki çeşitli bilim insanlarının, araştırmacıların yazdığı şeyleri sizin için derlemiş durumdayız. Hazırsanız başlayalım zira İnternet’teki en detaylı listelerden “birisini” derledik.

Okumaya devam et Zayıflamak için En Kaliteli ve Detaylı Rehberlerden (DEV İÇERİK)

Hamlama Nasıl Geçer (O Meşhur Kas Ağrıları) (Fitness-9)

Sporunuzu güzelce yaptınız diyelim hatta biraz ağır yaptınız o gün enerjik olduğunuz için. Peki sonra ne oldu? Birden ne olduğunu kestiremediğiniz ağrılar ortaya çıkmaya başladı. Hatta git gide daha vahim bir hal alıyor falan. Sporcular arasında bu durum kondisyondan düşmek veyahut antrenmansızlık olarak da adlandırılmaktadır. İşte bu ağrılara hamlama diyoruz ve bu yazıda da hamlama ağrılarının geçmesi için çeşitli öneriler sıralıyoruz. Hazırsak başlayalım.

Okumaya devam et Hamlama Nasıl Geçer (O Meşhur Kas Ağrıları) (Fitness-9)

Arama Terimleri: hamlama ne demek?, hamlamış vücut ağrısına ne iyi gelir

Abur Cubur ve Hazır Gıdalar Hakkında İnanması Güç Gerçekler (Biyolojik Savaş – 2. Bölüm)

Hey sen, oradaki! Yediğin şeyler sence ne kadar sağlıklı? Özellikle abur cubur türevleri için soruyorum…  Yediğin şeylerin içinde neler olduğuna hiç bakıyor musun? Veya abur cubur bağımlısı isen sürekli enerjik olmama veya kafanın tam olarak ESKİSİ GİBİ çalışmaması probleminin bir sebebinin bu olduğunu söylesem bana ne dersin? Sakin ol reis küfretme, gerçekten ciddi bir mesele, bu konuşmamız gereken. Durun daha da ileriye gidelim, bu bağımlığımızın bizi adım adım kansere doğru sürüklediğini söylesem… Muhtemelen hadi oradan dersiniz ama bunlar kanıtlanmış bilimsel gerçekler

Bunları ilk okuyuşun ise muhtemelen inanamadın, bak gel seninle beyin fırtınası yapalım abur cubur ve hazır gıdalar hakkında:

Okumaya devam et Abur Cubur ve Hazır Gıdalar Hakkında İnanması Güç Gerçekler (Biyolojik Savaş – 2. Bölüm)

Sporcular İçin Ev Yapımı Enerji ve Protein İçeceği (Fitness-8)

Sevgili sporsever kardeşlerim, spora ilgi duyan ama protein ihtiyacını karşılayamayan kardeşlerim, kilo almak isteyip de kaloriyi tamamlayamayan kardeşlerim bu ev yapımı enerji ve protein içeceği karışımı sizler için dertlerinize deva olacak.

Okumaya devam et Sporcular İçin Ev Yapımı Enerji ve Protein İçeceği (Fitness-8)

Protein Tozu Kullanmayın Kullandırtmayın Neden Mi İçeri (Fitness-7)

Protein tozu kullanmayın, kullandırtmayın. Sert bir giriş oldu kabul, neden derseniz çok ama çok ciddi sorunlara yol açabiliyor. Tamam anlıyorum, kim istemez en sağlamından bir vücuda sahip olmayı? Hepimiz isteriz ama ne gerek var vücudu zehirlemeye be kardeşim? Pek çoğunuzun başlık hoşuna gitmedi biliyorum ama dur sakin hele, yazıyı sonuna kadar oku öyle yorum yap yapacaksan zira uydurma şeyler yazmayacağım. Sorunu söyledikten sonra çözüm yolunu da sunacağım sen hiç dert etmeyesin.

Protein Tozu Zararlı Mıdır?

Protein tozu türevlerinin kalıcı zararlar verdiği düşüncesi gün geçtikçe hakim olmaya başladı. Zaten araştırırsanız göreceksiniz ki bazı zararları kanıtlandı bile. Ama hala protein tozu kullanımı konusunda belli bir fikir birliği yok. Gelin zararlarına bakalım…

  1. Günlük protein ihtiyacının fazlasını vücuttan atarken vücut (depolanmış olan) kalsiyumu çekiyor. Bu da kemik erimesinden tut, karaciğerde yağlanma ve hatta kalp hastalıklarına, böbrek hastalıklarına sebep olabiliyor.
  2. Bilinçsiz kullanım halinde testislerde ciddi tahribata yol açabilir bu durumda kısırlığa varan ciddi sonuçlara neden olabiliyormuş.
  3. Canan Karatay’a göre protein tozu kasların yanı sıra kalbi de büyüttüğü için kalp krizine yol açabiliyormuş. (protein tozu der “ne zararı olabilir ki” der küçümsersin bir de)
  4. NTV’ye konuşan, KKTC’de Dopingle Mücadele Kurulu başkanlığını da yürüten doktor Yücel sonunun bunun kişiyi ölüme götüreceğini söylemiş.
  5. Kalitesiz protein tozu ağır metaller içerebilir. Ağır metallerin nelere yol açabildiğini de şu yazımızda yazmıştık.
  6. Bazı protein tozlarının içerisinde de doping olarak kabul edilen performansı arttırması sebebiyle vücuda zarar veren maddeler varmış.
  7. Tabi çeşitli bilim insanlarının falan protein tozu kullanımı hakkında farklı görüşleri var ki onları da yazının ileri ki kısımlarında paylaştım.

İlk 4 madde ortak unutmayın! Yakın vadede vücudunuz kısa sürede şişecektir kabul ama sürekli kullanmak zorunda kalabilirsiniz ve bu sizi ekstra olarak bağımlı yapabilir.

Kullanacak arkadaşları özellikle uyarmak istediğim bir husus var. Uzman kontrolü ve belli dozajda kullanmak şart! Bence hiç kullanmayın. Bakın ben size daha güzel çözümler sunayım:

Protein Tozu Kullanmanızı Kesinlikle Önermiyoruz
Protein Tozu Kullanmanızı Kesinlikle Önermiyoruz

“Protein Tozu”na Vereceğin Parayı…

Şunlara yatırabilirsin güzel kardeşim:

  • Dana Etinin 100 gramının 24 gramı protein;
  • Tavuk Göğsü’nün 100 gramının 19 gramı protein;
  • Yumurtanın 100 gramının 13 gramı protein;
  • Hindinin (burada şaşıracaksınız) 100 gramının 29 gramı protein;
  • Balığında 100 gramının ortalama 22 gramı proteinden oluşuyormuş.

Burada yumurta özellikle öneriliyor. Vücudun kendi üretemediği amino asitleri (esansiyel) içeriyormuş. Ayrıca hayvansal kaynaklı ve etkili olduğu söyleniyor. Yumurta hem ucuz hem faydalı. Tavuk da hakeza öyle. Bakın Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir; yumurtanın iyi bir protein deposu olduğunu, yapısında tamamı sindirilebilen yumurta aminoasit örtüsünün, anne sütüne oldukça yakın olduğunu söylemiş. Bunu Türkçe’ye çevirecek olursak; ASLINDA SPORCULAR BU YÜZDEN SABAHLARI 5’ER TANE YUMURTA YİYOR!

Protein Tozu Yerine Doğal Protein Depolarını Tercih Edebilirsiniz
Protein Tozu Yerine Doğal Protein Depolarını Tercih Edebilirsiniz

Bunlar da sizi tatmin etmediyse sporcu beslenmesi volume 1 yazımızdan bir alıntı daha yapayım:


“Örnek vermek gerekirse; tavuk, yumurta, kırmızı et, hindi, balık on numara protein kaynaklarıdır. Bitkisel olarak da yulaf ezmesinin proteinini öneriyorlar. Ayrıca aklınızda bulunsun; probis‘te de fena protein var. Baklagillerde ve kuru yemişlerde de felaket protein var.”


Mesela 100 gram kuru fasulye ve mercimekte 20 ile 25 gram arası protein var. Bakın VEGANLARIN MERCİMEĞE ABANMASININ SEBEBİ DE BU ASLINDA! Ama şunu da kabul ediyoruz ki hiçbir şey hayvansal kaynaklı proteinin yerini tutmaz.

Kimler Protein Tozu Kullanmamalıdır?

Bu rahatsızlıklara sahip olanlar özellikle kullanmamalılar! “Protein tozu”nu laktoz hassasiyeti olan kişiler kesinlikle kullanmamalıdır. Ayrıca böbrek rahatsızlığı ve karaciğer hastalığı olan kişiler tarafından da kullanılmamalıdır. Bir şey ekleyeyim ben; bence sağlığına, geleceğine düşkün insanlar da kullanmamalıdır “BENCE”…

Protein Tozu Hakkında Bilim İnsanları Falan Ne Demişler?

Çeşitli bilim insanları vs.’nin protein tozlarının kullanımı hakkındaki görüşlerini şuradan okuyabilirsiniz.

GDO ve Biyolojik Savaş – Etkileyici Bir Giriş (1. Bölüm)

GDO ve biyolojik savaş! Dışarıdan bakınca kimilerine havalı, kimilerine ise ürkütücü gelebilir ama ciddi ciddi konuşmamız gereken şeyler var. Farkında olmadan adım adım zehirli maddeler tüketiyorsunuz. Sadece yediklerimizle değil, içtiklerimizle de tüketiyoruz, soluduğumuz hava ile ağır metal çekiyoruz. Daha da ileriye gidiyorum; kullandığınız kozmetik ürünleri zaten leş. Sadece zehirli madde olarak düşünmeyin; iğrenç şeyler de var. Mesela bazı makyaj ürünü üreten firmalar plesenta, boğa spermi, sünnet derisi, balık pulu, balina kusmuğu falan kullanıyormuş. Tamam daha sayıp iğrenç hale getirmeyelim. (Kaynakçalardan birisi)

Biz şimdi yiyecek içecek kısmını ele alacağız. Konumuz GDO ve biyolojik savaş! Bilmeyenler için GDO; genetiği değiştirilmiş organizma demek. Neyse; lets begin!

GDO ve Biyolojik Savaşa Etkileyici Bir Giriş

Bakın lisedeyken bir büyüğüm aynen şunları demişti: “Hiç olmadığı kadar hastalıklar artıyor. Sağın bakıyorsun kanserden gidiyor, soluna bakıyorsun kalp krizinden ölüyor. Kar amaçlı başkalarının sağlığını riske atan zihniyet var. Biraz az kar edin, bunların ülkemize dönüşü daha fazla. Devlete bir kanser tedavisinin maliyetini bir bilseniz. Biz toplumca duyarsızız. İleride siz büyük adam olursunuz, bilin bunları.”

Şimdi sorulması gereken soru şu; sağlığı kar için riske atan zihniyet kim? Hepimiz biliyoruz aslında…

Şu şirket, bu şirket zengin olmasın ama halk ölsün!

90 gün yerine 45 günde büyüyen hormonlu tavuklarla, GDO lu olan hayvan yemleri ile, dışarıdan hazır aldığımız yine GDO içeren tohumlardan büyüyen sebze ve meyvelerle, yapay şekerlerle (bakınız: şeker fabrikalarının satılması sonucu glikoz şurubu kullanımının artacak olması), katkı maddeleri ile, tarım ilaçları ile, saymakla bitmeyecek katkı maddeleri ile (bakınız: E kodu) halkı yavaş yavaş öldürüyorlar!!!

Cinnet, ölümler, zina, depresyon, kanser, kısırlık, diyabet başta olmak üzere hastalıklar niye arttı sanıyorsunuz? Tabi bunların hepsinin sebebi GDO değil orası ayrı mesele!

Durun sakin olun; siz saldırmadan ben bir örnek vereyim. Bir üst satırda saydıklarımı bilindik bir site ne güzel açıklamış. Tabi biz tüketmiyor muyuz “GDO“lu besinleri? Hepimiz tüketiyoruz, seve isteye tüketiyoruz 😀

GDO Nedir
GDO Nedir

Sıkı Durun! Asıl Soru Geliyor!

Niye İsrail’de kanser yok? Bu soruyu soruyorum. Cevabını da bilmiyorum, bilen aydınlatsın lütfen.

Şimdi ben ilginç bir bilgi daha paylaşayım. Mesela birçok dünya ülkesi İsrail’den “GDO“lu tohum ithal ediyor. Biz dahil! Sofrada yediğimiz, markette “yerli üretim” logosu ile gördüğümüz şeylerin çoğu tam yerli değil yani aslında…

Siz yediğiniz domateslerin tohumları %100 yerli mi sanıyorsunuz? Yanlış bilmiyorsam domates tohumları İsrail’den ithal. Her sene o GDO’lu tohumları almak zorundayız zira o tohumlar kısır, yani seneye tekrar ekilmiyor. ADAMLARIN KURDUĞU DÜZENİN MÜKEMMELLİĞİNE BAKAR MISIN?

Neden GDO Var Dersiniz?

GDO nun var olmasının çeşitli sebepleri var ama benim özellikle dikkat çekmek istediklerim var.

10. sınıf kimya hocamız -kendisine selam olsun- çok güzel açıklamıştı: “Devlet bütçesinde sağlık giderleri o kadar fazla ki; ciddi bütçe açığı yaratıyor. Gıda terörü denilen olay da var, gıdaların raf ömrünü uzatmak için yapılıyor. Mesela doğal yumurtanın içi turuncumsu, üretilenlerin ki sarımsı oluyor. İçi sarı olanlar satılamayınca piyasa hemen çözümü buluyor; tavuklara gıda boyası veriyorlar ve o rengi elde ediyorlar. Besine bu kadar müdahale edebiliyorlar, bu kadar basit.’’


Ben de bir şeye açıklık getireyim; yok efendim GDO aç insanlar olmasın diye yapılıyor. Hadi lan oradan. Dünyada 52 ülke açken (kanıt) ve ciddi oranlarda obezite varken ve her an artarken (kanıt) kimse bana bu görüşü savunmasın. Doğal dengeyi bozmak yerine birilerinin fazla kilolarını yürüme bantlarında yakmalarına engel olun, o fazla kiloyu aldıkları besinleri fakirlerle paylaşsınlar ne güzel sosyal çözüm. GDO falan ne gerek var şimdi canım ya… (Bakınız: dinlerin önemi nerede ortaya çıkar)


Ayrıca uluslararası tohum piyasasını elinde tutan bir kaç şirket bu işten çok güzel kar sağlıyor. Çok zekice düzen kurmuşlar, tohumu al; özelliklerini zenginleştir (protein miktarını arttır, dayanıklı yap falan) sonra da kısırlaştırıp sat. (GDO bu oluyor) Adım adım ülkede geleneksel tohumlar tükensin, kar artsın. Mükemmel düzen. Bunu düşünen -muhtemelen ölmüştür- kimse can-ı gönülden tebrik etmek lazım vallaha. Kimsenin aklına gelmez böyle şeyler…

Tabi bu şirketler muhabbetine sonra ÖZELLİKLE değineceğim. Olayın özü orada yatıyor zira.

Değişik bilim insanlarının -özellikle genler ile ilgilenenler- görüşlerini, bilimsel araştırmaları ve GÜNCEL HAYATIMIZDAKİ ÖRNEKLERİ vereceğim ileri ki bölümlerde. Takipte kalın…


GDO ve Biyolojik Savaş Bölüm 2: Abur Cubur ve Hazır Gıdalar Göründükleri Gibi Masumlar Mı?


 

D Vitamini Eksikliği Vücut Ağrıları Başta Bir Çok Sorunun Temel Sebebidir

D vitamini eksikliği ciddi bir sorun! Zira vücut ağrılarına temel olarak sebebiyet veren şeylerden birisi ve çoğu insan saçma sapan uygulamalarla bunun önüne geçmeye çalışıyor. Bu yazıda pek çok insanın sıkıntıda olduğu bir sorunun çözümünü sunacağız. Bilimsel verilerle, yabancı araştırmalarla kesin olarak konuşacağız. Altına da kendi yorumlarımı ekleyeceğim. Çayınızı kahvenizi aldıysanız buyurun başlayalım.

 

D Vitamini Eksikliği Vücut Ağrılarının Temel Sebebidir

  • Kemik ağrısı çeken 150 kişiye testler yapılmış ve ilginç bir sonuç ortaya çıkmış. Bu kitlenin %93’ünün D vitamini eksikliği yaşadığı ve hatta kandaki seviyelerin çok düşük olduğu, tabiri caizse yerlerde süründüğü görülmüş. Bu bile başlı başına yeter bunu kanıtlamaya ama devam edelim.
  • D vitamini eksikliği halinde vücut ağrıları olmasının temel sebebi; kas liflerinin tam olarak çalışamamasıdır.
  • Finlandiya’da geniş çaplı bir araştırma yapılmış. Araştırmaya 42-60 yaş arası tam 2600 erkek katılmış. Çok ilginç de bir sonuç çıkmış. Erkeklerin %68’inde D vitamini eksikliği görülmüş. Bu erkeklerin çoğunda aynı zamanda kronik baş ağrısı olduğu da görülmüş. Araştırmanın linki ise şu.
D Vitamini Ne İşe Yarar
D Vitamini Ne İşe Yarar

 

D Vitamini Eksikliği Sizi Yorgun Yapar ve Depresyona Sokar

  • Yapılan pek çok araştırmada (Mesela) D vitamini eksikliği halinde depresyona girmenizin çok daha kolay olduğu kanıtlandı. Ayrıca D vitamini eksikliği çeken kadınların depresyona girme riski erkeklerinkinin iki katıymış. Anti depresan kullanım oranının son yıllarda kat kat artmasının sebeplerinden birisi bu olabilir. (Bakınız: Neden Mutsuzum Kaptan Yaziyor)
  • Yine Finlandiya’da yapılan bir araştırmayı paylaşalım. D vitamini seviyesi fazla olan insanların depresyona girme riski de %35 daha düşükmüş. (Araştırma) Sebebini söyleyeyim merak edenlere D vitamini, mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin salgılanmasında ciddi anlamda görev üstlenir.
  • Asıl bomba geliyor! D vitamini eksikliği sizi yorgun yapar. Sık sık yoruluyor iseniz veya çabucak yoruluyorsanız sorun bu olabilir! Olay tamamen vücudunuzun işçileri olan ENZİMLERLE alakalı! (Araştırma)
  • Sürekli yorgun hissediyorum (kesin çözüm) yazımızda belirtmiştik zira bu durumu. Yorgunluktan sıkıntılı olanlar o yazımızı da okuyabilirler.

 

“D Vitamini Eksikliği”nin Diğer Etkileri

Çabuk sinirlenen arkadaşlar, burada mısınız? Sizin de D vitamininiz normalin altında olabilir. Sheffield Üniversitesinde yapılan bir araştırmada bu vitaminin anksiyete, depresyon ve uykusuzluğa iyi geldiği saptanmış. UYKUSUZLUK da listeye eklendi. Sen ne mübarek şeymişsin ey D vitamini 😀

D vitamini eksikliği halinde erkeklerde testosteron düşüklüğü olacağını belirtelim. (Bakınız: Testosteron Seviyesini Arttırma Yolları) Ayrıca saç dökülmesinde “bile” etkiliymiş 😀 Sedef hastalığına “dahi” iyi geliyormuş. Bence kanseri DOĞAL olarak öldüren bir şey olduğunu okumuştum. Doğurganlıkta da etkiliymiş lan. Vay be. Neyse gördüğünüz üzere her bir haltta etkili mübarek. Bu saydıklarımın hepsinin bilimsel araştırmaları var ama zaten bakmayacağınız için (ciğerinizi bilirim len sizin 😀 ) paylaşmıyorum. Ama merak etmeyin bilimsel olmayan hiçbir şey yazmadım şimdiye kadar. Gördüğünüz üzere D vitamini eksikliği çok ciddi bir felaket.

D Vitamini Seviyeleri
D Vitamini Seviyelerinizi Kan Tahlili Yaptırarak Öğrenebilirsiniz

 

D Vitamini Eksikliği İçin Çözümler

Türkiye’de HER 10 KİŞİNİN 9’UNDA EVET DOĞRU OKUDUNUZ 9’UNDA D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ olduğunu belirterek başlayalım.

Şimdi kardeşim açık konuşmak gerekirse beslenme ile D vitamini eksikliği sorununu çözemezsin! Sebep mi? Besinlerdeki D vitamini miktarı çok az. Google amcaya bu vitamini içeren besinleri yazıp, bu besinlerdeki ve senin ihtiyacın olan miktarları kıyasladığında şunu göreceksin: besinlerdeki vitamin miktarı çok az! 10 civarı balık yemek lazım o kafayla “HER” gün. Öyleyse şu yöntemleri izleyeceğiz:

  1. Vücudun Kendi Doğal Üretim Mekanizması: Vücudunuz bu vitamini kendisi üretir FAKAT güneş ışığının cildinize günde ortalama 20 dakika temas etmesi lazım. Cildinizde o sıcaklığı hissedeceksiniz ama. Tabi evden çıkmayan tiplerin sayısı hayli fazla olduğu için D vitamini eksikliği yaşıyorlar. Çeşitli etkiler de var tabi iklim kontrolü gibi ama girmeyelim biz oralara yoksa hiç çıkamayız. Yapman gereken günde 20-30 dakika, saat 11 ile 15 arası güneşlenmek. Mümkünse kısa kollu veya şort ile. (daha etkili olur) Bir ipucu daha vereyim. En iyi saat öğleden sonra bir civarları. Çünkü güneş ışınları en iyi o zaman geliyor.
  2. D3 Vitamini Takviyesi Almak: Tabi bunun kriterleri var. İki buçuk yıllık araştırmalarım ve denemelerim sonucu şunu diyebilirim: KATI VİTAMİN ALMAYIN. ALIYORSANIZ DAHİ AĞZINIZDA VEYA SUDA ERİMESİ LAZIM Kİ GÜZELCE EMİLEBİLSİN! Ama D vitamini eksikliği sorununa en iyi çözüm SIVI DOĞAL KATKI MADDESİZ D3 vitaminidir. Bir de D3 olsun vitamininiz. Zira D3; D vitamininin vücuda en uygun formudur.

Önemli Bir Uyarı: DOKTORUNUZA SORMADAN VİTAMİN TAKVİYESİ KULLANMAYINIZ, FAZLASI TOKSİK ETKİ YAPAR!


(Not: Bu yazıdaki pek çok bilimsel bilgiyi şuradan aldım)

Spor Salonu Seçimi – Doğru ve Amacına Uygun Yapmak (Fitness 3)

Hello everybody! Fitness serimize devam ediyoruz. Bu seferki konumuz “Doğru ve Amacına Uygun Spor Salonu Seçimi”. Nitekim çeşit çeşit spor salonu var. İnsanın ister istemez aklı karışıyor. Hele hele kaydolacak kişi bir de bu işlerde yeniyse felaket. Gelin sizlere doğru spor salonu seçimi nasıl yapılır göstereyim.

Doğru ve Amacına Uygun Spor Salonu Seçimi

1) Amacınıza Karar Verin

Kardeşim ilk başta neden spor salonuna gideceksin ona karar ver. Zira o kadar para vereceksin. Gidip de üç gün sonra sıkılıp “bu ne yahu” demeyesin diye uyarıyorum seni. Amaçların şunlar olabilir:

  • Sağlığını korumak için spor yapmak
  • Güzel şekilli bir vücut yapmak
  • Dövüş sporu öğrenmek
  • Formunu korumak
  • Zayıflamak
  • Kilo almak
  • Boş vaktin çoksa o vakitleri faydalı işlere yöneltmek

Gördüğünüz gibi bunlar aklıma ilk gelenler. Yani amaç birden fazla olabilir ki olsa da sizin açınızdan gayet iyi olur.

2) “Spor Salonu Seçimi”nde Temel Şart Kriterler

a) Bütçe:

Spor salonu seçimi yaparken açık konuşmak gerekirse biraz paraya kıyın bence. Zira cidden değecek ama civarınızda olan tüm spor salonlarını araştırın güzelce. Aşağıda yazacağım diğer şartların ne kadarını sağlıyor ve ne kadar para istiyorlar güzelce düşünün, güzelce tartın ve en mantıklı seçimi yapın.

b) Evinize Yakınlık:

Araba ile gidip gelecekseniz bilemem ama çoğu kişi gibi yürümek durumunda kalacağınızı farz edersek uzak bir seçmeyin. Eğer seçerseniz enerjinizin çoğunu yolda öldürürsünüz. Sonra egzersizlerden de tam verim alamazsınız biz uyaralım gene de…  Yanlış spor salonu seçimi yapmayın sonra.

c) Ekipmanların Kalitesi ve Temiz Oluşu:

Yani düzenli olarak çalışacaksınız değil mi? Pis bir yerde çalışmak istemezsiniz. Veya bir gün çalışırken aletin elinizde kalmasını da istemezsiniz 😀 Onun için çevrenizdeki bilgili insanlarla güzelce bilgi alışverişi yapın ve araştırın.

Spor Salonu Seçimi Nasıl
Spor Salonu Seçimi Nasıl Yapılmalıdır

d) Hocalar – Wingsman Bulunması: (Spor Salonu Seçimi)

Spor salonu seçimi yapılırken bu da önemli bir kriter. Ben araştırırım, hocaların hareketi göstermesine falan gerek yok derseniz kasmayın. Ama gittiğiniz yerde bir tanıdık mutlaka olsun. OLMAZSA BİLE SİZ ÇEVRE KASIN ORADA! Motivasyon partnerleri, birbirinize karşılıklı kol-kanat gereceğiniz adamlar (wingsman) bulun. Hareketleri adam akıllı öğrenmeniz en iyi ihtimalle 1 ay sürecek -ki daha fazlasını düşünün- yani orada çevre yapmanız önemli.

Hocalardan, araştırarak veya bilgili insanlardan beslenme, hareketlerin doğru yapımı gibi nice konu hakkında bilgi kasmanız gerekecek.

Bu arada ilginç bir gözlemimi de paylaşayım; eğer genç biriyseniz (15-25 yaş arası gibi) gittiğiniz yerde sizce yaşça büyük insanlar (+30) size özel bir ilgi gösteriyor. Anladığım kadarıyla spor konusunda erkenden bilinçli olmamız sebebi. Ama şunu da söyleyeyim sahiden 15-25 yaş arası fazla insan olmayabiliyor. (gittiğiniz yere göre değişir tabi)

e) Aynı “Spor Salonu Seçimi“ni Yapan Kitle:

Genç/yetişkin oranı yani. Seçimini size bırakıyorum. Kimi spor salonlarına genç kitle yığılırken kimileri aile işi oluyor. Millet karısını, çoluğunu çocuğunu alıp geliyor yani. Seçim sizin, dengelisi idealdir. Gençlerin çoğu ana baba işi olmasın diyor siz bilirsiniz tabi.

3) “Spor Salonu Seçimi”nde Diğer Kriterler

Spor salonu seçimi hakkında şimdi yazacaklarım şart değil ama olması sizin adınıza süper olur.

Havuz Spor Salonu 300x200 - Spor Salonu Seçimi - Doğru ve Amacına Uygun Yapmak (Fitness 3)
Spor Salonu Seçimi: Havuz önemli sayılır. Temiz olması önemli tabi…

a) Havuz – Sauna – Jakuzi – Buhar Odası – Hamam Gibi Nimetler

Tek tek açıklayayım. Havuz stresini atar ve sana taş gibi sağlam bir sinir sistemi sunar. Tonla faydası vardır. Sauna ise kilo vermen için idealdir. Jakuzi en önemlisi zira spor sonrası o ağrılar, acılar, yanmalar olur ya hani; jakuzi onları azaltır ve ertesi günkü etkisini de azaltır. Yorgunluğunuzu da alır. Buhar odası boş iş gibi görünen ama deneyince faydası görülen bir şey. Solunum sistemlerini açar ve bu sizi şu yazıda belirttiğimiz sebeplerden ötürü epeyce enerjik yapar ertesi gün. Hamamı zaten biliyoruz. Bunların haricinde nice faydaları var ama sizi baymaya da gerek yok. Spor salonu seçimi yaparken bunlar da çok önemli, cidden jakuzi mesela çok önemli. Deneyin göreceksiniz.

b) Grup Dersleri (Spor Salonu Seçimi)

Kimi spor salonlarında şu gün şu saatte şunun dersi vardır diye tablo asılır ve önceden kayıt yaptırmanız istenir. Bu ders kickboks olur başka şeyler olur. Bunları değerlendirin. Genellikle ekstra ücret talep edilmez bu derslere. (Not: Genellikle yüzme dersleri ücretlidir)

c) Gelen İnsanların Cinsiyet Dağılımı (Spor Salonu Seçimi)

Cinsiyetçi bir madde olacak kusura bakmayın. Gittiğiniz yerde salt çoğunluk; siz hangi cinste iseniz o cinsten olması daha iyidir. Sebebini deneyip görebilirsiniz 😀

d) Diğer (Spor Salonu Seçimi)

İlle ki unuttuğum şeyler vardır, araştırıp bulabilirsiniz. Özetle spor salonu seçimi önemli ve basit olmayan bir konudur. “ÖZETLE” bunlar. Siz gene de araştırın, tek kaynak hiçbir şeye yetmez. Size ufak bir kıyak da geçeyim:

Spor Hakkında Diğer Yazılarımız

Seriyi baştan okumak isteyenler burada ilk bölümle başlayabilirler.

Seriye devam edecek arkadaşlarımız 3. BÖLÜM olan spor salonunda ilk gün ile devam edebilirler.

Burada da kaslar nasıl büyür ve doğru bilinen yanlışlar ile ilgili bir yazımız var.